Antalya Asya Hacamat Ve Sülük Tedavisi

Hacamat deri altında birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı olan ve biriktiği bölgede ilgili organa zarar veren PiS KANIN vücuttan dışarıya alınması işlemidir. Hacamat ile normal kan aldırma işlemi bir birinden tamamen farklıdır. Normal kan verme işleminde damardan vücudumuzda kullanımda olan temiz kan alınırken, hacamat tedavisinde ise sadece vücuda faydası kalmamış pis kan alınmaktadır. Hacamat’ın en büyük faydası ise yapılan işlemler tamamen doğal yöntemlerle yapılır ve vücuda dışarıdan herhangi bir ilaç verilmez. Dolayısı ile hacamat’ın yan etkisi bulunmamaktadır.

Bütün tıp dünyasının kabul ettiği yılda en az 1 kere kan vermek metabolizmanın düzgün çalışması ve verilen kanın tekrar vücut tarafından üretilmesi sebebiyle hücre üretiminin artması ve vücudun kendini yenilemesini sağlamaktadır. Hacamat ise bu etkiyi kat ve kat arttırarak daha hacamat yapılır yapılmaz vücutta bir rahatlama ve hafifleme gerçekleşir. Eğer Hacamat tedavisini yapan kişi uzman ise bir çok hastalığın tedavisinde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Hacamat İki omuz arasından, belden, kalp karşısından, bacaklardan, sırttan, başın arka tarafından veya vücudun herhangi bir yerinden tedavi maksadıyla şişe, bardak, veya boynuzla etle deri arasındaki kirli kanları, iltihapları, sarı suları vb. aldırmaktır.

antalya'da hacamat ve sülük tedavisi

Hacamat Tedavisi

Hacamat tedavisi ile migren, bel fıtığı, boyun ağrıları, romatizmal hastalıklar, karaciğer yağlanması, kolesterol başta olmak üzere bir çok hastalık tedavisinde başarılı sonuç alınır. Hacamatın hiç bir yan etkisi ve zararı olmaması; Hacamat’ı diğer tedavi yöntemlerine göre üstün kılar.

Modern tıbda migren ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların tedavisi yoktur. Hacamat ile tansiyon, migren ve yüksek kolesterol hastalıkları gibi kan a bağlı hastalıklarda nerdeyse %100′e yakın oranda hastaların ilaç almalarına gerek kalmayacak şekilde tedavisi mümkündür. Nerdeyse %100 , çünkü sonuçlar hastalığın ilerleme seviyesine,  hastanın yaşına ve hastanın beslenme alışanlıklarına göre değişik oranda sonuçlar gösterir. Ayrıca Tansiyon, migren gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar ise sadece geçici rahatlama sağlar. Zamanla ilaçların yan etkileri ortaya çıkar. Buda yeni hastalıkların başlangıç sebebi olur.
“Sizin tedavi olmak için başvuracağınız en iyi çare Hacamattır.”

Yazılı kaynaklara göre hacmat ın 5,000 yıllık geçmişte de uygulandığını biliyoruz. İslamda ise Hacamat;  Rasulallah Efendimize (sav) Mirac da Hacamat yaptırmanın önemi vurgulanarak ‘Ümmetine tavsiye olması’ melekler arzedildiği Hadis-i Şerfilerle sabitdir. İslamda Hacamat Nerdeyse Hazreti Adem (AS) ile başlamış olup bir çok peygamber zamanında değişik kavimlerde uygulanmıştır.

Peygamber Efendimiz(s.a.v) Miraç gecesinde meleklerden hangi topluluğa uğradımsa bana ‘ümmetine kan aldırmayı emret’ diye tavsiye ettiler.
Unutkanlık, migren, Tansiyon, kolestrol, Pisikolojik rahatsızlıklar, Deprasyon, Belfıtığı, romatizma, İltihaplı eklem romatizması, Sedef, alaca, görme bozuklukları, erken yaşlanma cilt kırışıklığı, gibi bir çok rahatsızlık tedavisi Hacamatla mümkündür. Hacamat’a tedavi edilen diğer hastalıklar nelerdir ve nasıl tedavi edilir merak edenler,  ANTALYA ASYA HACAMAT olarak bizi arayın!  0532 570 27 07

Antalya Hacamat Tedavisi denince, Antalya Asya Hacamat olarak bize her an ulaşabilirsiniz.

Hacamat, Peygamberimiz (s.a.s)’in tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir.

Hacamatın birinci hikmeti sevgili peygamberimizin (s.a.v.) sünneti olması ve Miraç’ta

verilmiş olmasıdır. Onun her bir sünnetine uymanın ne kadar makbul olduğu hepimizce bilinmektedir.

Hacamatla vücutta fazla kan kalp ve beyin sektelerine, sinirsel rahatsızlıklara, alerji gibi bir çok hastalığa sebep olmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) haber’de Yahudi bir kadın tarafından koyun buduyla zehirlenildiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine gelerek hemen başın arkasından ve iki omzundan hacamat yaptırmasını buyurmuştur.

Efendimiz (s.a.v) başından ve iki omuz arasından hacamat yaptırıp zehir’i vücudundan kirli kanlarla birlikte atmıştır ve ondan sonra ümmetine hacamat olmayı tavsiye etmiştir.

”Herkim vücuduna bir hastalık veya bir rahatsızlık gelirse hemen hacamat olsun” buyuruyor.

Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz, bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccam’a başından kan aldırmak suretiyle hacamat yaptırmış ve şöyle buyurmuştur:
“Hacamat (kan aldırma) sizin için en iyi tedavi yollarından biridir.”
(Buharı, Tıb 13; Müslim, Musa kat 62, 63)

İbn Abbas, Resulullah’ın Miraç gecesinde, meleklerden oluşan bir cemaate her uğrayışında kendisine meleklerin,
“ Ya Muhammed ! Ümmetine  hacamat olmalarını emret!” dediklerini nakleder.
(Tirmizi, Tıb, 12; İbn Mâce, Tıb, 20; Ahmed b. Hanbel, I, 354)