Yazar arşivleri: asya

Kan Gruplarına Göre Beslenme

Doğru Beslenme Nasıl olmalıdır ?

“Ey peygamberler! Temiz olan şeylerden yiyin ve salih ameller işleyin” (Müminun suresi, 51) Dikkat edilirse ayette yemek, amelden önce gelmektedir. Büyüklerimiz de “Öncek yemek yemeyi öğren, sonra marifetten bahset”, derdi. Bugün herkes doğru beslenmeyi unuttuğu halde marifetten bahsetmektedir. Yemek yemeyi bilmeyen doğru ile yanlışı ayırt edemez, salih amel işleyemez, hayır işleri yapamaz, yani kendine faydası olmayanın, başkasına faydası olamaz. “Kelin merhemi olsa kendi başına sürer.” (Atasözü)

Araf Suresi 31. Ayet-i Kerime’de “Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” buyruluyor. Yiyip içmede ve israf etmedeki ölçüyü bulmak için peygamber efendimizin hadislerine bakmak gerekir.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) “Gündüz beyazlığı ve gece karanşığında ikişer kere yemek ve içmek israf ve illettir.” buyurmuştur.

Yemek insanların hayatında çok önemli bir yer tuttuğu için onu üretme, elde etme ve tüketme şekli hataya düşmenin en kolay yolu olmuştur. Bu yolda hataya düşen ve bu sebeple cennetten çıkarılan ilk insan Hz. Adem’dir. Bugün de doğru beslenmeye gereken önemin verilmeyişi ve aşırı yemek hırsı yaratılış sebebinin unutulmasına, ahlak ve davranış bozukluğuna, mutsuzluğa ve hastalıklara sebep olmuştur.

Herhangi bir hastalığın tedavisi öncelikle beslenme alışkanlıklarının düzeltilmeyle başlamalıdır, çünkü beslenmeyi düzeltmedikçe hastalık, bir taraftan tedavi edilirken, diğer taraftan beslenmektedir.

Tedaviye zararlı yiyecekleri faydalı yiyeceklerle değiştirerek, pişmiş yemekleri azaltıp çiğ meyve-sebzeyi arttırarak başlamak gerekir. Doğru olan, günlük gıdanın yüzde 40′ını pişmiş yemeklerin (ekmek dahil), yüzde 60′ını ise çiğ yiyeceklerin oluşturmasıdır.

İkinci basamak yiyecek ve içecek miktarını azaltmaktır.

Öğün sayısı günde iki defaya indirilmeli ve iki öğün arası 6-8 saatten az olmamalıdır. Kahvaltı için en uygun saat 7-8 arası, ikinci yemek için ise ikindi-akşam arasıdır. Yemekte sıralama önce su, çay veya meyve suyu, sonra meyve veya tatlı, sonra yemek ve salata şeklinde olmalıdır. Mesela;

Sabah:

  • Yeşil çay (veya su) 1-2 tatlı kaşığı bal,
  • 80-100 gr. ekmek 15-20 gr. tereyağı (tereyağı bal, zencefil veya tarçınla karıştırılabilir) veya
  • Havuç suyu, meyve suyu veya meyve,
  • 40-50 gr. peynir (veya 1-2 tane yumurta), 5-7 tane zeytin, 100-150 gr. salata, 50 gr. ekmek.

Akşam:

  • Meyve,
  • Micaza uygun bir yemekle beraber yoğurt veya salata, yanında ekmek ya da pilav veya
  • Havuç suyu, meyve suyu, meyve veya çorba,
  • Micaza uygun bir et veya balıkla beraber salata.

Yemekten 1,5-3 saat sonra su içilebilir.

Burada dikkat edilecek çok önemli bir nokta vardır. Sindirim organlarının günlük görevi saat 21.00′da sona erer. Bu saatte yenen yemek hazmedilemez midede sabah 6-7′ye kadar çürür, sonra bağırsaklara inerek mukozaya saldırır.

Yemeğin miktarı ve cinsi, insanın işine, hareketliliğine ve yaşına bağlıdır. Ancak 250-300 gramdan fazla yememek ve doymadan sofradan kalkmak gerekir. Öğlen bitkisel çay, doğal kahve, su içilebilir veya bir çeşit meyve yenebilir.

Su yemekten önce içilebilir. Fakat yukarıda anlattığımız gibi, bu durumda bir incelik vardır. Pişen yemeğin kokusunun algılanmasıyla, tükürük ve mide bezleri bu yemeğin hazmı için gereken enzimleri üretmeye başlar. Bu sırada içilen su, bu enzimleri silip bağırsağa akıtır, sindirim zorlaşır. İhtiyaç halinde yemekten önce sadece birkaç yudum su içilebilir. Meyve, meyve suyu, çay veya su yemekten 30 dk-1,5 saat önce alınmalıdır. Bunlar midede çok durmadan bağırsağa iner ve midenin genişlemesini önler.

Yemekle birlikte içilen su ise, tükürük üretimini azaltır, tükürükte bulunan enzimlere karışarak onları zayıflatır ve ağızda gerçekleşmesi gereken hazmı engeller. Neticede mide, karaciğer ve bağırsakların işi zorlaşır. Yemekten sonra meyve suyu içmek durumu daha da zorlaştırır, çünkü meyve suyu yemekle zıt karakterde olduğu için sindirimi bozarak, midede mayalanmaya neden olur.

Yemekten sonra içilen su mideden bağırsağa geçemez, mideyi genişletir. Enzimleri seyreltir, sindirimi yavaşlatır, sindirimde görev alan salgı bezlerinin ve kalbin yükünü arttırır. İhtiyaç halinde sadece birkaç küçük yudum içilebilir. Yemekten 1 buçuk-3 saat sonra insanın susaması doğaldır ve su veya şekersiz nane, kekik, zencefil, biberiye, mercanköşk çayı veya yeşil çay için uygun zamandır. Ancak bayat, katkılı veya karışık yiyen ya da hazmı zayıf olanların sindirimi daha uzun sürdüğünden bunları daha sonra alabilir.

Yemeği küçük lokmalar halinde alıp 21 defa çiğnemek gerekir. Mide, dalak ve bağırsakların bozulan fonksiyonunu düzeltebilmek için bazen sadece yemekleri düzeltip, çiğneme sayısını arttırmak yeterli olmaktadır.

Sağlıklı yaşamak isteyen gıda çeşidini azaltmalı, birkaç çeşit meyve, sebze ve yemek seçerek onlara devam etmelidir. Doğru seçilen yemeklerden sonra insan kendini zinde ve hafif hisseder, az uyur. Gaz, şişkinlik, geğirme, ekşime, yanma, reflü ve büyük abdest problemi yaşamaz. Yanlış seçilen yemekten sonra, ağırlık çöker, uyku basar, horlama, gaz, kabızlık ve ağız kokusu olur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hurma, üzüm, kavun, karpuz, salatalık, kanak, kereviz, bal, kaymak, süt, mercimek, pirinç, keşkek (buğdayla pişirilmiş et), koyun ve kuş etini severdi. “Rabbimden her gün et yemeyi isteseydim nasip ederdi”, buyurmuştur. Ancak bunu istememiş, hayatı boyunca genellikle su ve hurma ile yetinmiştir.

Halk arasında “Ne kadar çok ve çeşitli yesem, o kadar faydalıdır. Çeşitli yemekte bol vitamin ve gerekli maddeler var, bunlar hastalıklara karşı direnç kazandırır”, düşüncesi yaygındır. Öyle olsaydı, zenginler daima sağlıklı, fakirler ise hasta olurdu. Halbuki tam tersidir. Farklı yemeklerin karışımı midede sindirilemez ve çürür, çürümüş gıda metabolikleri damarlarda birikir, kılcal damarları tıkar. Bu durumda dokular, ihtiyaç duyduğu besin ve vitaminlerden mahrum kalır. Sonuçta karışık yemek yiyenler daima açlık hisseder. Gerçekten de onlar açtır, az yiyenler ise toktur. Çünkü az yiyen ve günde 2 defadan fazla yemeyen yediğini kolayca ve sonuna kadar sindirir, gerekli olan besinler kana karışır, zararlılar dışarı atılır. Mide, bağırsaklar ve damarlar temiz, dirençli ve sağlıklı kalır. Sağlıklı bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmalar vitamin, hatta havadaki azotu kullanarak protein üretir. Büyüklerimizin de söylediği gibi “Açlık azaları doyurur, tokluk ise aç bırakır”.

Bize verilen ömürle birlikte rızkımız da verilmiştir. Unuttuğumuz bu gerçeği aşağıdaki hikaye ile hatırlamaya çalışalım:

” Hak Teala bir Tavus Kuşu yaratmış ve ona dünya dolusu vadileri rızık olarak vermiş. Tavus Kuşu kendisine verilen rızkı bol görmüş ve hiç düşünmeden yıllarca yemiş, sonunda sadece on tane vadi kalınca da, korkusundan günda ancak on ekin tanesi yemeye başlamış. Sonra bir tek vadi kalınca kuş bir tane ile kanaat etmeye başlamış. Kendisine ayrılan rızık bitince, kuşun eceli gelmiş.”

Bilimadamları, kısıtlı miktarda yiyecek verilen hayvanların, fazla besin tüketenlere göre daha uzun yaşamasının sebebi olan geni tesbit etmişlerdir. Ömrün uzamasını sağlayan bu gen, diğer genlerin işlemesini de düzenlemektedir. Bilim adamları, bir hayvana normalde tükettiği besinin %70′ini vermekle, hayvanın ömrünün %20-30 arttığını belirtiyorlar.

Çağımızda 4-5 kişilik yemek yiyen insan, çeşitli hastalıklara maruz kalmakta ve sağlığını kaybetmektedir. İmanlı ve az yiyen insan ise sağlığını kaybetmeden, ihtiyarlık zilletine düşmeden, rızkının tükenmesiyle beraber sessiz sedasız bu dünyadan ayrılır.

Dr. Aidin Salih / Gerçek Tıp – Yitik Şifanın İzinde

Hacamat öncesi ve sonrası yapılması gerekenler nelerdir ?

Hacamattan önce

Hacamat aç karnına yapılır; Takribi 3 saat öncesi yeme içme bırakılır.

Tok karnına yapılan hacamat bir çok hastalığa neden olur.

Hacamat ın aç karnına yapılmasının nedeni; aç iken kandaki total yağ ve glikoz oranını ve diğer zararlı maddeler düşük düzeyde bulunmaktadır. bu durumda kalp, karaciğer ve böbrekler daha aktiflerdir.

Vücutta takribi 6-7 litre kan olup yemekten sonra takribi 3-4 litre kan sindirim işlemini gerçekleştirmek için görevlendirilir. Bu durumda kan basıncı düşmesi ve kan dolaşım hızının yavaşlaması nedeniyle hacamat ile toksit maddeleri temizlemek zorlaşır. Hatta zararlı bile olur.

Çünkü; tokluk halinde kan, karın boşluğunda göllendiği için hayati merkezlerimiz olan beyin ve kalbin beslenmesi zayıflamıştır. Böyle durumlarda hacamat yapılınca beyne, kalbe ve diğer hayati hormon ve enzim yapan bezlere giden kan hacmi iyice düşerek, felç, enfarktüs gibi kalıcı rahatsızlıkların çıkmasına neden olur.

Asgari 24 saat öncesinden hayvansal gıda alınmaz.

Zira hayvansal gıdalar protein ihtiva eder, kanı koyulaştırı. Hayvansal perhize dikkat edilerek yapılan hacamat daha faydalıdır.

Olaki unutup bir dilim peynir veya bir lokma et yenildiyse sorun değil, bir yemek kaşığı zeytinyağı sirke zeytinyağı karışımı içilirse hayvansal gıdanın etkisi nötürleşir.

24 saat öncesinden cima yapılmaması iyidir.

Cima stresi azaltır ama aynı zamanda da kan dolaşımını yavaşlatır. Kan dolaşımı zayıf olursa hacamat dan istenilen fayda alınmaz. Bu nedenle hacamat dan önce cima yapılmaması daha iyidir.

Hacamatdan sonra

Asgari iki saat kadar bir şey yenilmemelidir. Hacamatdan sonra iştah biraz açılabilir. Mümkün olduğunca günü hafif gıdalarla geçirmek hacamatın faydasını artırır.

48 saat cima yapılmaması hacamatın faydasını artırır.

12-24 saat sonra duş alınabilir. Lakin duştan hemen sonra yara izlerinin olduğu bölgeye zeytinyağı veya kantoron yağı sürmel iz kalmaması yaraların çabuk iyileşmesi bakımından çok fayda sağlar.

Hacamat dan sonra sirkeli su veya bal şerbeti içmek çok faydalıdır. Zira her iki gıdanın ortak özelliği damar açıcı olmasıdır.

Hayvansal gıdaların hemen hepsinde protein olup kan dolaşım hızını yavaşlatır. Bu nedenle asgari 24 saat öncesi mümkünse 48 veya 72 saat öncesi hayvansal gıda perhizi yapılır.

Hacamat hakkındaki Hadis-i Şerifler

Kütübi sitte, Buhari ve benzeri Hadis-i Şerif Kitaplarından derlenenen Hacamat hakkındaki Hadis-i Şerifler!

Hadisi Şerif No 6996 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mirac sırasında yanlarından geçtiğim her cemaat bana mutlaka “Ey Muhammed! Ümmetine hacamat olmalarını emret!” demiştir.”

Hadisi Şerif No 3984 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, boynunun iki tarafındaki damarları ile iki omuzun arasındaki damardan hacamat olurdu.”

Hadisi Şerif No 3983 – Ebu Keşbe el-Enmâri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm başından ve iki omuzu arasından hacamat olur ve:

“Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” buyururdu.”

Hadisi Şerif No (2054); İbnu Abbas der ki: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Miraç gecesinde, meleklerden mürekkeb bir cemaate her uğrayışında: “Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” derlerdi.”

Hadisi Şerif No 3121; Resulullah (sav) buyurdular ki: “Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak.”

Hadisi Şerif No 3973 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şifa üç şeydedir:

– Bal şerbeti.
– Kan aldırma.
– Ateşle dağlama.
Ancak ümmetimi dağlamaktan menediyorum.”
Bir rivayette: “Balda, hacamat olmada şifa vardır.” denmiştir.”

Hadisi Şerif No 3974 – Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kendisiyle tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı sa”ut (burun damlası), hacamat (kan aldırma), ledûd (ağızdan damlatma) ve meşiyy (müshil içmedir.)”

Tirmizi, Tıbb 9, (2048, 2049).

Hadisi Şerif No 3801; Resulullah, dört şeyden dolayı guslederlerdi: “Cenabet, cuma, hacamat, ölü yıkamak.”

Hadisi Şerif No 3986 – Sahiheyn”de gelen bir rivayette şöyle denir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat olur, kimseye ücretinde zulmetmezdi.”
Hadis No 1203 – Yine İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) demiştir ki: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlı iken hacamat oldu (kan aldırdı).”
Buharî, Cezâu”s-Sayd 11, Tıbb 12,15; Müslim, Hacc 88., (1203); Ebu Davud, Menâsik 36, (1835-1836); Tirmizî, Hacc 22, (839); Nesâî, Hacc 92, (5, 193); İbnu Mâce, Menâsik 87, (3081).) Bu metin Sahiheyn”in metnidir.
Buharî merhumun bir diğer rivayetinde: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)) oruçlu iken hacamat oldu” denir. Yine Buharî”nin bir diğer rivayetinde: “(Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)) ihramlı iken çektiği ağrı sebebiyle başından hacamat oldu” denir.
Bir diğer rivayette: “Şakîka denen (başının ön kısmındaki) bir ağrı sebebiye, Lahyu Cemel adında Mekke yolu üzerindeki bir su başında, başının ortasından hacamat oldu” denir.
Hadis No 1204 – Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlı iken ayağının sırtından çektiği bir ağrı sebebiyle hacamat oldu.”
Ebu Dâvud, Menâsik 36, (1837); Nesâî, Hacc 94, (5,194).
Nesâî”nin rivayetinde “..Maruz kaldığı incinme sebebiyle (ayağının sırtından hacamat oldu)” denmiştir.
Hadis No 1205 – Nâfi anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) dedi ki: “İhramlı kimse kaçınılmaz bir sebepten dolayı mecbur kalmadıkça hacamat olamaz.”
Hadis No 3108 – Ebu Sa”id (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak (kan aldırmak), kusmak, ihtilam olmak.””
Hadis No: 1217 Resulullah (sav) ihramlı iken hacamat oldu (kan aldırdı). (Bu metin Sahiheyn”in metnidir.) Buhari merhumun bir diğer rivayetinde: “[Resulullah (sav)] oruçlu iken hacamat oldu” denir. Yine Buhari”nin bir diğer rivayetinde: “[Resulullah (sav) ihramlı iken çektiği ağrı sebebiyle başından hacamat oldu” denir. Bir diğer rivayette: “Şakika denen (başının ön kısmındaki) bir ağrı sebebiye, Lahyu Cemel adında Mekke yolu üzerindeki bir su başında, başının ortasından hacamat oldu” denir.
Hadis No: 1218; Resulullah (sav) ihramlı iken ayağının sırtından çektiği bir ağrı sebebiyle hacamat oldu.

(Nesai”nin rivayetinde “…Maruz kaldığı incinme sebebiyle (ayağının sırtımdan hacamat oldu)” denmiştir.)
Hadis No: 1219; İbnu Ömer (ra) dedi ki: “İhramlı kimse kaçınılmaz bir sebepten dolayı mecbur kalmadıkça hacamat olamaz.”
1264 nolu hadis:‘’Ümmü Seleme annemiz (Rasulallah SAV hanımlarından biri) Hacamat yaptırmak için Hz. Rasulallah Efendimizden (SAV) den izin istedi.Rasulallah (SAV) Efendimiz Ebu Taybe’ye emretti, Ümmü Seleme’ye Hacamat yap diye. (Ravi) dedi ki: Ebu Taybe, Ümmü Seleme’nin sütkardeşiydi herhalde. Ya da Ebu Taybe henüz ergen değildi.’’

Hadis No 2028- Câbir (r.a)”tan rivayet edilmiştir: “Ümmü Seleme (Rasulallah S.A:V Efendimiz Eşlerinden birisi) hacamat yaptırmak için Resulullah (s.a.v.)”den izin istemişti. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) Ebu Taybe”ye Ümmü Seleme”den kan alma¬sını emretti.” [323]

Hadisi Şerif No 2030- Abdullah İbn Abbâs (r.a)”tan rivayet edilmiştir: “Rasulallah (s.a.v.) kan aldırdı. Kan alan kimseye ücretini ödedi ve bur¬nuna da ilaç damlattı.”[325]

Hadisi Şerif No 3110 – İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlı olduğu halde hacamat oldu. Keza oruçlu iken de hacamat oldu.”
Buhari, Savm 32, Tıbb 11; Müslim, Hacc 87, (1202); Ebu Dâvud, Savm 29, (2372, 2373); Tirmizi, Savm 61, (775, 776, 777).

Hadisi Şerif No 3111 – Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz oruçlunun hacamat olmasını, sâdece bitap düşmesinden korkup terkettik.”
Ebu Dâvud, Savm 29, (2375); Buhari, Savm 32.Tirmizi, Savm 24, (719).

Hadisi Şerif No 3112 – İbnu Ebi Leylâ, Sahâbi bir zâttan naklediyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hacamat olmaktan, muvâsaladan (üst üste bir kaç gün oruç açmamaktan) yasakladı. Ancak bunları Ashâbına haram kılmadı. Kendisine: “Ey Allah”ın Resulü, sen sahura kadar orucu devam ettiriyorsun”” denildi de şu cevabı verdi:
“Ben sahura kadar uzatıyorum, zira Rabbim bana yedirip içirmektedir.”
Ebu Dâvud, Savm 29, (2374).

Hadisi Şerif No 3113 – Rafi” İbnu Hadic (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Şöyle buyurdulaı: “Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.”Tirmizi, Savm 60, (774); Ebu Dâvud, Savm 28, (2367); İbnu Mâce, Savm 18, (1679, 1680, 1681).

Hadisi Şerif No 3123; Resulullah (sav) ihramlı olduğu halde hacamat oldu. Keza oruçlu iken de hacamat oldu.

Hadis-i Şerif No: 3124 Biz oruçlunun hacamat olmasını, sadece bitap düşmesinden korkarak terkettik.

Hadisi Şerif No: 3125; İbnu Ebi Leyla, Sahabi bir zattan naklediyor: “Resulullah (sav) hacamat olmaktan, muvasaladan (üst üste bir kaç gün oruç açmamaktan) yasakladı. Ancak bunları Ashabına haram kılmadı. Kendisine: “Ey Allah”ın Resulü, sen sahura kadar orucu devam ettiriyorsun” denildi de şu cevabı verdi: “Ben sahura kadar uzatıyorum, zira Rabbim bana yedirip içirmektedir.”

Hadisi Şerif No: 3126; Resulullah (sav) şöyle buyurdular: “Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır.”

Hadisi Şerif No 3985 – Tirmizi şu ziyadede bulunur: “(Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm) ayın onyedisinde, ondokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu.”Tirmizi, Tıbb 12, (2052). Ebu Davud, Tıbb 11, (3871); Nesai, Sayd 36, (7, 210).

Hadisi Şerif No 3987 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Haccm ne iyi kuldur; (fazla) kanı giderir, beli hafifletir, gözü parlatır.”

Hadisi Şerif No 3988 – Ebu Bekre radıyallahu anh”tan anlatıldığına göre, bu muhterem sahabi, ailesini salı günü hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Salı günü kan günüdür. O günde bir saat vardır, kan durmaz.”
Ebu Davud, Tıbb 5, (3862).

Hadisi Şerif No 3990; Resulullah (sav) buyurdular ki: “Şifa üç şeydedir: * Bal şerbeti. * Kan aldırma, * Ateşle dağlama. Ancak ümmetimi dağlamaktan menediyorum.” Bir rivayette: “Balda, hacamat olmada şifa vardır” demiştir.

Hadisi Şerif No 3991; Resulullah (sav) buyurdu ki: “Kendisiyle tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı sa”üt (burun damlası), hacamat (kan aldırma), ledüd (ağızdan damlatma) ve meşiyy (müshil içme)dir.

Hadisi Şerif No 3994; Resulullah (sav) hacamat oldu ve hacamatı yapan doktora ücretini ödedi ve ayrıca burun damlası da kullandı.

Hadisi Şerif No 4000; Resulullah (sav) başından ve iki omuzu arasından hacamat olur ve: “Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” buyururdu.

Hadis No: 4001; Resulullah (sav)”a boynunun iki tarafındaki damarlar ile iki omuzun ortasındaki damardan hacamat olurdu.

Hadis No: 4003; Resulullah (sav) hacamat olur, kimseye ücretinde zülmetmezdi.

Hadis No: 4004; Resulullah (sav) buyurdular ki: “Haccam ne iyi kuldur; (fazla) kanı giderir, beli hafifletir, gözü parlatır.” İbnu Abbas der ki: “Resulullah (sav) Mi”rac gecesinde, meleklerden mürekkep bir cemaate her uğrayışında; “Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” derlerdi.”

Hadis No: 4005; Kendisinden anlatıldığına göre, bu muhterem sahabi, ailesini salı günü hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: “Resulullah (sav) buyurdular ki: “Salı günü kan günüdür. O günde bir saat vardır, kan durmaz.”

Hadisi Şerif No 5144 – İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hacamat oldu ve haccama ücretini verdi. Eğer bu (hacamat ücreti) haram olsaydı vermezdi. Ayrıca efendisine konuştu, o da vergisini hafifletti.”

Hadisi Şerif No ; 5168; Resulullah (sav) hacamat oldu ve haccama ücretini verdi. Eğer bu (hacamat ücreti) haram olsaydı vermezdi. Ayrıca efendisine konuştu, o da vergisini hafifletti.

Hadisi Şerif No 5626 – Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Ebu Hind, Resülullah”ı bıngıldak kısmından hacamat etmişti. Aleyhissalatu vesselâm:
“Ey Beni Beyâza, Ebu Hind”i evlendirin, onunla evlenin!” buyurdu ve şunu ilave etti: “Eğer tedavi için başvurduğunuz şeylerin birinde hayır varsa bu hacâmattır:

Hadisi Şerif No 6630 – Hz. Ali (R.a) anlatıyor: “Resulullah (S.a.v) hacamat oldu ve bana emretti, ben de hacamat yapan zatın ücretini ödedim.”

Hadisi Şerif No 6631 – Ukbe İbnu Amr (R.a) anlatıyor: Resulullah (S.a.v) hacamat edenin (bu işten) kazancını yasakladı.”

Hadisi Şerif No 6484 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Hacamat yapan da yaptıran da orucunu bozmuş olur.”

Hadisi Şerif No 6997 – Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “(Bir gün) Cebrail Resülullah aleyhissalatu vesselam”a, Ahdaayn (boynun iki tarafındaki damar) hizasından ve kâhilden (iki omuzun arası) hacamat olma emrini getirdi.”

Hadisi Şerif No 6998 – Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam (bir keresinde) atından bir hurma kütüğü üzerine düşmüş ve ayağı çıkmıştı.”
Râvi Vekî” der ki: “Yani Resülullah aleyhissalatu vesselâm, bir incinmeden dolayı ayağının üstünden hacamat ettirmiştir.”

HANGİ AYDA HACAMAT OLMALI?

Hadisi Şerif No 6999 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Kim hacamat olmak isterse, ayın 17 veya 19 veya 2l”ini arasın. Sakın, kan fazlalaşmak suretiyle birinize galebe çalıp onu öldürmesin.”

Hacamat tarihi ve gelişimi

Müslümanlar tarafından  bu tedaviye hacamat denir, Durgun, fazlalık içeren kan ve aşırılığa yol açan enerjiyi, durağanlaşmış, hastalık yapan vücut sıvılarını dışarı çekmek için cilde vantuz uygulanmasıdır. Genellikle, cam bardakla  yapılır; tarihte, kemik, boynuz ,bambu ile de yapılmıştır.

hacamat-tarihi-2

Cupping Doğu’da hem de Batı’da yayılan inanılmaz derecede eski ve evrensel bir uygulamadır. Dünyanın tüm yerli halkları ve ilkel şamanistik uygulamalarda, vücudun hastalıklarını ve sakatlıklarını emme üzerinden tedavi eden uzmanlaşmış  şamanlar vardı.

Doğuda, Çin en az beş bin yıl boyunca tedavi noktaları sanatını uygulamıştır. Tui Na masaj, akupunktur ve yakı, Cupping ile bölgesel noktaların tedavisi sonrasında aktive olan organlar tespit edilmiştir, Hacamat, durgunlukları ve aşırılıkları rahatlatmak için akupunktur noktalarına uygulanır.

hacamat-tarihi-3

hacamat-tarihi-4

Batıda, kupa terapisi Mısır’da doğmuştur. M.Ö. 1550 yılında yazılmış Ebers Papirüs’te, by tedaviden bahsedilmiştir. Eski Mısırlılar hemen her hastalık için cupping therapy’de çare aramışlardır.

Hipokrat ve Galen cupping terapinin sadık savunucuları ve kullanıcıları olmuşlardır.

Ünlü Yunanlı tarihçi ve hekim Herodot, (M.Ö.413) şunları yazmıştır:

“Cupping ile çizerek vücut kusurlu maddeden arınma imkanına sahip, aynı zamanda ağrı azalması, iltihabın azalması, zayıf bünyenin güçlendirilmesi; başdönmesi ve bayılma eğiliminin kaldırılması, yüzeye doğru oturmuş durgunlaşmış kusurlu maddenin uzaklaştırılması. Bunlar ve daha birçok benzer hastalıklar, kanlı Kabakgiller (Bardak), uygulaması ile rahatlar. ”

hacamat-tarihi-7

 

Eski Yunanlılar ve Romalılardan itibaren Alexandrians ve Bizanslılar, persler kupa terapisini kullandılar.

hacamat-tarihi-5

Cupping batıda şimdi Tıp için önemli ve popüler bir tedavi yöntemidir.

Batıda, hacamat 20. yüzyıla kadar,alternatif, ve halk tabanlı kaldı.

Modern çağın, çözüm olmayan, yan etkileri  çokça olan ilaç tedavilerinden sonra kupa terapisi, akupunkturcu ve diğer bütüncül sağlık uygulayıcıları tarafından sonuçları itibarı ile yüzgüldürücü olduğu için keyifle uygulanmaktadır.  Bu antik tekniğin heyecan verici değişiklikleri, yağlı kupa masajı ile birleştirildiğinde omurga ve eklemlerde mucizevi iyileşmeler görülebilmektedir.

 

hacamat-tarihi-6

İki omuz arasından, sırttan, başın arka tarafından yahut vücudun herhangi bir yerinden tedavi maksadıyla bardak, şişe veya boynuzla kan aldırma. Peygamberimiz (s.a.s)’in sağlıkla ilgili tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir.

Hacamat, sebebi belli bir hastalığın tedavisi olmaktan ziyade kan fazlalığının vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek için kullanılan genel bir tedavi usûlüdür.

Eskiden yaygın olarak “hacamat bıçağı” veya “hacamat zembereği” denilen bir aletle tatbik edilen bu usûl, bugün yerini enjektörle kan almaya bırakmıştır. Hacamat bıçağı, tarak biçiminde, vücutta bir sıra çizik meydana getiren bir alettir. Bir yüzünde birçok yarık bulunan bakır bir kutu içinde tetikli bir zembereğe bağlı olan bıçaklar, düğmesi basılınca zembereğin boşalmasıyla yarıklardan dışarı fırlar ve vücutta çizikler meydana getirir. Bardak vb. bir şeyle çizikler üzerinden kan çekilir. Bir cins sülük de bu iş için kullanılmaktadır. Sülük vücudun ağrıyan bölgelerine konularak kanı emmesi sağlanır.

Hangi araç ve metodla olursa olsun önemli olan kan aldırmaktır. Uzman bir hekimin muayenesi ve tavsiyesiyle yaptırılan hacamat faydalı ve İslâm’da caiz olan bir tedavi usûlüdür.

Ameller niyetlere göre değer kazanır. Sünnete uymak niyetiyle ve bize emanet olan vücudumuzun sağlığına kavuşması için yaptırdığımız hacamat bir ibadet değeri taşır. Çünkü ibadetlerimizi ve diğer görevlerimizi ancak sağlıklı bir bedenle tam olarak yerine getirebiliriz.

Peygamberimiz (s.a.s)’in yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği işlerin şüphesiz bir anlamı ve hikmeti vardır. Onun hayatı bizim için örnektir: “Andolsun Allah’ın Resulu’nde sizin için Allah’ı ve ahireti arzu eden ve Allah’ı çok anan kimseler için (uyulacak) en güzel bir örnek vardır” (el-Ahzâb, 33/21).

Mirac gecesinde yanından geçtiği bir melek grubunun Peygamberimize: “ümmetine hacamatı emret!” diye söylediğini Abdullah b. Abbâs (r.a) rivayet etmektedir (Ali Nâsıf, et-Tâc, III, 203).

Hz. Peygamber (s.a.s) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3).

Hz. Peygamber (s.a.s) ihramlı iken hacamat yaptırmıştır (Buhârî, Savm, 22; Müslim, Hac 87, 88; Ebû Dâvûd Menâsik 35). İhramlı iken saç kestirmemek şartıyla hacamatın caiz olduğu hususunda âlimler arasında görüş birliği vardır. Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s) oruçlu iken de hacamat yaptırmıştır. Yani kan aldırmıştır (Buhârî, Tıb II; Ebû Davûd, Siyâm 29).

Nâfi (r.a)’den rivayet edildiğine göre İbn Ömer (r.a) (Kendisine): Nâfi, kan (fazlalaşmak suretiyle) beni yedi. Bunun için sen bana bir hacamatçı getir ve genç bir hacamatçı seç. Ne yaşlı ne de çocuk hacamatçı seçme demiştir.

Nâfi der ki; İbn Ömer (r.a) şöyle dedi: Ben, Resulullah (s.a.s)’den şu buyruğu işittim: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır. Hâfız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir. Artık kim hacamat olmak isterse Allah’ın ismini anarak perşembe günü hacamat olsun ” (İbn Mâce, Kitâbu’t-Tıb, 22).

İbn Hacer Buhârî şerhindeki Hacamat bölümünde özetle şu bilgiyi verir: Buhârı, Sahîhinde “Hangi saat hacamat olur” başlığı altında bir bâb açmış ve burada Ebû Mûsa’nın geceleyin hacamat olduğuna dair bir eseri ile Hz. Peygamber (s.a.s)’in oruçlu iken hacamat olduğuna dair İbn Abbâs (r.a)’ın bir hadîsini rivayet etmiştir.

İbn Hacer bununla ilgili olarak şöyle der: Hacamat olmak için uygun vakitler hakkında birkaç hadis vârid olmuş ise de hiçbiri Buhârî’nin sözkonusu ettiği şarta uygun değildi. Bana öyle geliyor ki: Buhârî hacamat işinin ihtiyaç olduğu zaman yapılabileceğine ve bunun belirli bir vakte bağlı olmadığına işaret etmek istemiştir. Çünkü hacamat işinin geceleyin yapıldığını ve Hz. Peygamber (s.a.s)’in oruçlu iken hacamat olduğuna dair hadîsi rivayet etmiştir.

Hacamat hangi hastalıkları tedavi eder ?

MİGREN,BAŞAĞRISI VE SİNÜZİT

Özellikle kadınların en büyük sorunlarından biri migren ve baş ağrılarıdır.  İnsanı çıldırtan bir baş ağrısı, ışığa karşı çok şiddetli bir duyarlılık ve akabinde mide bulantıları. Dalgalı ve zonklayan ağrılar. Kullanılan ilaçlar ise anlık çözüm. Belki ağrıyı geçiriyor ya da yavaşlatıyor ama bir sonraki migren atağı tetiklenmek üzere sizi bekliyor. Ama baş bölgesinden yapılan 3 seanslık bir hacamat migreni tamamen ortadan kaldırıyor.

BEL VE BOYUN FITIĞI

Bel fıtığı ve boyun fıtığı tedavisinde genellikle ağrıyan yere hacamat yapılır. Fıtıklaşan bölgede tortular ve oradaki pis kan vakumlanarak alınır. Hacamatın en başarılı ve sık uygulandığı hastalıkların başında gelir bel fıtığı tedavisi gelir. Düzenli aralıklarla 6-7 seanslık hacamat uygulamaları ile tamamen geçer.

KİREÇLENME, ROMATİZMA, İLTİHAPLI EKLEM ROMATİZMASI

Karaciğer arkası, kahil ve ağrıyan bölgelere özellikle diz kapağı ve baldırın dış kısımlarına yapılan uygulamaları çok faydalıdır. Ağrılar hacamatın sonunda hemen geçer. Ancak ilerlemiş vakalarda uzman bir haccam tarafından 4-5 seans kadar tekrar edilmesi gerekebilir. Özellikle boyun ve omuzlardaki kulunçvari ağrılarda sonuç yüzde yüz görülmektedir. Bayanlarda erkeklere oranla 3 veya 4 kez daha fazla görülen nedeni tam olarak bilinmeyen iltihaplı eklem romatizmasıdır. Bu eklem rahatsızlıkları ileri safhada diğer organları da etkilemeye başlar. Özellikle beyne, kalbe ve damarları etkilemesi çok tehlikelidir. Kişinin şikayetine göre aşağıdaki noktalardan uygun olan yerlere hacamat yapılır.

HİPERTANSİYON, ŞEKER

Hacamat hangi noktadan yapılırsa yapılsın yüksek tansiyona son derece iyi gelir. Tansiyon düşer, normal seyre gelmeye başlar yani dengelenir. En uygun bölge kalp, kahil karaciğer bölgesi ve baştan yapılan hacamattır. Tansiyon için her zaman ilk başlangıç noktası yukarı nokta olmalıdır. Malum; şeker hastalarının yaraları biraz geç iyileşir. Onun için şeker hastalarında mümkün olduğu kadar dikkat edilmeli, şekeri çok yüksekken hasta hacamattan kaçınmalıdır. Ancak şekeri belirli bir seviyeye indirildiğinde (kullandığı ilaçlarla veya perhizle) hacamat yapılmalıdır. Düşük şekerde de durum böyledir. Önce şeker dengelenmelidir ve aşağıdaki noktalardan uygun olan yerlere hacamat yapılmalıdır.

UNUTKANLIK, HAFIZA ZAYIFLIĞI, ALZHEİMER VE DEPRESYON, KONSANTRASYON GÜÇLÜĞÜ

Algılamada zorluk, kitap veya gazete okurken konsantre olunamadığından dolayı anlayamama, Yakın geçmişi hatırlamada zorluk, aşırı unutkanlık, karşısındaki insanın sorduklarını bir anda algılayamama gibi belirtiler bazen depresyonun bazen de Alzheimer ın belirtisi olabiliyor. Bu gibi durumlarda başın tepe noktasından, kürek kemiklerinden ve iki kulak arkasından hacamat yapılır.

KRONİK YORGUNLUK, UYKU İSTEĞİ, HALSİZLİK

Kronik yorgunluk ve halsizlik bazen immün sisteminin zayıfladığından, bazen de depresyon gibi sinirsel rahatsızlıklardan kaynaklanabilir. Bu durumda metabolizmanın hızlanması gerekmektedir. Bunun için sırttan, karaciğer arkası, kahil ve kalp arkasından hacamat uygulanır. Daha ilk tedavide gözle görülür bir ilerleme ve rahatlama hissedilir. Vücuda enerji gelir.

BÖBREK RAHATSIZLIKLARI

Sırttan böbrek hizası, sağ ayak topuğu, sağ ve sol ayak üstü böbrek hastalıkları için en uygun noktalardır.

SEDEF, EGZEMA ,SİVİLCE VE DERİ HASTALIKLARI

Genelde zayıf bağışıklık sistemi olanlarda var olan deri hastalıklarıdır. Özellikle sedef hastalığının sinirsel boyutunun yanı sıra karaciğerle ve bağışıklık sisteminin zayıflığıyla alakası olduğu bilinmektedir. Ancak bilinmelidir ki; sedef hastalığında hacamat kesin çözümdür demek yanlıştır. Sırttan karaciğer arkasından Kahilden ve Omuz başlarından yapılan seans uygulamaları çok iyi sonuçlar vermektedir.

KALP HASTALIKLARI VE KAN DOLAŞIMI PROBLEMLERİ

Kalpteki tıkanıklıklar, çarpıntı, katle sıkışma hissi ve göğüs kafesinde ağrı hissi şikayetlerinde hacamatın önemi büyüktür. Kan dolaşımı ve damar problemlerinde de hacamatın önemi çok büyüktür. Hacamatla pis kan vücuttan çıkacak ve yeni kan hücreleri üretilerek temiz kan sağlanacak ve dolaşım rahatlayacaktır Allah’ ın izniyle…

KARACİĞER HASTALIKLARI, YÜKSEK KOLESTROL

Sırttan karaciğer arkasından , kahil ve omuz yanlarından hacamat yüksek kolestrole ve karaciğer hastalıklarına iyi gelmektedir. Ehil bir haccama bu bölgelerden hacamat yaptırtmak gerekir.

GÖRME BOZUKLUKLARI

Kesin olarak bilinmesi gereken bir şey vardır ki hacamat gözün ferini artırır. Hacamat bittikten sonra kişi kendini loş bir ortamdan aydınlığa çıkmış gibi hisseder. Gözün görme kabiliyeti artar. Kataraktın başlangıcında bu hastalığa iyi gelir. Ancak katarakt ilerlediyse hacamat yapılmamalıdır. Bu da çok önemli bir noktadır. Miyop veya hipermetrop rahatsızlıklarına faydası olur. En azından birçok kimsede gözlük numarası büyümesi durmaktadır.

HORMONAL HASTALIKLAR

Kalp, karaciğer arkası ve sırttan mide ile bağırsak arkasına gelen noktalardan yapılır. Ancak aşırı yemek yeyip şişmanlayanlar hacamattan yardım beklememelidirler. Onlar önce kendilerine yardım etmeli ve sağlıklı beslenmeye çalışmalıdırlar. Zira hacamatla zayıflama olmaz. Sadece yardımcı olur.

VARİS

Varis için yapılan uygulama da tedavi başarısı değişkendir. Hiç bir garanti yok ama kalp ve karaciğer arkası hacamattan sonra varis olan noktadaki biriken pıhtılar temizlenerek en yakın sinir ve kaslar uyarılmak suretiyle yapılır. Direk olarak varisli bölgeye veya çok yakın bölgeye hacamat uygulanmaz. Varisli bölgenin üzerine değil de, varisli bölgenin başlangıç merkezine yapılan hacamat çok başarılı olmaktadır.

CİLT KIRIŞIKLIĞI YAŞLANMA BELİRTİLERİ

Bilindiği üzere yeryüzünde tedavisi olmayan tek şey yaşlanma ve ölümdür. Çünkü ayette belirtildiği üzere ‘‘Her nefis ölümü tadacaktır.’’ Ömrü olan her birey de mutlak yaşlanacaktır. Ancak yaşlanma belirtileri yavaşlatılabilir, cilt berraklaştırılabilir. Yaşlanma belirtileri yavaş metabolizmada bir takım yavaşlamaların ve bozulmaların olmasıyla meydana gelir. Çok uyumak, çok yemek, zararlı alışkanlıklar bu hızlanmayı artırır. Vücudun dinç kalmasının en önemli nedeni sabah uykusunun terkidir. Zira çok eski dönemde insanlar akşam (yatsı namazından sonra) erken yatarlar, sabah erken kalkarlarmış. İslam alimlerinin seher vakitlerinde uyanık oldukları, öğlenleri de sünneti seniyye gereği kaylule (öğlen uykusu veya gün arası şekerlemesi) yaptıkları bilinmektedir. Böylelikle eski zaman insanları hem daha çok yaşamakta, hem de dinç kalmaktaydılar. Baştan yapılan hacamatta cilt bölgesinin toksinlerden arınmasını ve dolayısıyla cildin parlaklaşmasını ve tazeliğini sağlamaktadır.

KARPAL TÜNEL SENDROMU

El bileğinin bir hastalığıdır. Bilekteki karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkar. Bu hastalık genellikle el bileklerini zorlayıcı işlerde çalışanlarda daha çok görülmektedir. Geceleri elde ve kolda uyuşma, tutma da güç kaybı, eli sallayınca ağrının hafiflemesi şeklinde belirtisi vardır. Omuz ve pazı kaslarına yapılan hacamatla iyileşebilir.

ANALİTİK DÜŞÜNME YETENEĞİ

Analitik düşünme yeteneği derken burada anlattıklarımızdan zihinsel engelli bireyler için çıkarımlar yapılmamalıdır. Bizim kastımız normal zekada olup, gerek depresyon, gerek büyü vs gibi olumsuz etkenlerden dolayı dikkatini verememe, ani kararlar alamama, konsantre olamama gibi durumlarda geçerlidir.

ALTINI ISLATMA

Özellikle küçük çocuklarda söz konusu olan gece altını ıslatma ve gündüz istemsiz kaçırma durumlarında hacamat inanılmaz faydalıdır. Büyük özellikle 50 yaşını aşmış, küçük abdestini kaçıran tutamayan insanları da duyuyoruz çevremizde. Her iki durumda da yani hem yetişkin hem çocukta idrar kaçırma durumlarında kulak arkası, kahil, sırt ve kuyruk sokumunun üstünden kişiye hacamat yapılır. Şafi Hakiki yalnızca ALLAH’tır

HORMON BOZUKLUKLARI, AŞIRI KİLO ALMA

Bu tür kişilere hacamat tedavisi çok faydalıdır. Çünkü Özellikle genç yaşta yapılırsa çok daha faydalıdır. Bu tip hastalıklarda temel prensip hormon salgılama görevini sağlayan hipofiz bezinin görevini yapmamasından, veya tıkanması sonucu oluşur. Çözüm ilgili sinirleri uyarmakla başlanır. Aşağıda yazdığımız kilitlenmişlik sorunu ile paralellik gösterir.

DİŞ ETİ HASTALIKLARI VE DİŞ ÇÜRÜMELERİ

İlk hacamat yaptırmaya başladığı anda diş eti hastalıkları ve diş çürümesi olan kişilerde bu şikayetlerin nerdeyse çoğunda azalma bulgularına rastlandı. Bu konuda yine bilimsel araştırma mevcut değil. Zira diş ve diş eti hastalıklarında Allah Rasulü (S.A.V) misvakı önermektedir. Misvakın yapılan araştırmalarda diş çürümesini önlediği, diş etlerini koruduğu, ağız kokusunu önlediği ve diş minelerini kuvvetlendirdiği bilinmektedir. Ancak baştan yapılan hacamatın da diş eti iltihaplanmasını önlediği, iltihap varsa da giderdiği bilinmelidir.

BOYUN VE SIRT AĞRILARI

Masa başında çalışmak durumunda olan bireylerde, öğrencilerde vs görülen boyun ve sırt ağrılarının yüzde yüz çözümüdür hacamat. Yüzde yüz diyorum çünkü bizzat kendim bir çok vaka ile karşılaştım. Omuz ve sırttan alınan pis kan o bölgedeki tıkanıklığı açmakta ve oradaki dolaşımı rahatlatmaktadır. Halk dilinde kulunç olarak bilinen ağrıyı ve sırtta oluşan fibromiyajları hemen dağıtmakta ve etkisini yaklaşık 3-4 dk içerisinde göstermektedir. Ağrının şiddetine ve rahatsızlığın kronikleşmesi durumuna göre hacamat bu bölgede üç seans tekrar edilir.

MANEVİ HASTALIKLAR

İnsanoğlunda bedeni hastalıklar haricinde manevi bir takım hastalıklar da zuhur edebilmektedir. Mesela; Peygamber Efendimiz (S.A.V) e zamanında büyü yapılmış ve Efendimiz (S.A.V) bundan çok muzdarip olmuşlardı. Felak ve Nas sureleri nazil olduktan sonra Efendimiz (S.A.V) büyünün etkilerini izale etmek adına Ebu Taybe isimli bir zattan kendilerine hacamat yapılmasını istemiştir. Yine baştan yapılan hacamatın kökleşmiş 50 yıllık büyüyü kaldırdığı kaynak kitaplarda yazmaktadır. Bunun yanında kalp arkasından yapılan hacamat vesveseye şifadır. Manevi yönden istidata sebeptir . Manevi hastalıklarda sırt, kalp hizası, karaciğer noktalarına yapılan hacamat iyi gelir.

Hacamatın faydaları nelerdir ?

Hacamat kısaca vücutta hastalıklara neden olan kirliliğin peygamber efendimiz s.a.v in de uyguladığı şekilde dışarı alınması işlemidir.

Hacamat Bağışıklık sistemimizi felç eden kirlenmiş, kan özelliğini kaybetmiş sıvının peygamber efendimiz sav inde 1400 yıl öncesinde tarif etmiş olduğu çok önemli bir tedavi şeklidir.

Hacamat ağrısız, acısız, yatak istirahatsız, iş gücü kaybı olmadan tatbik olunan hastalıklardan korunmanın ve sağlıklı yaşamanın en kolay yoludur.

Hacamat vücüdun dışarıya atamadığı ağır metaller, toksinler, serbest radikaller, toksinler ve kullanılan ilaçların vücutta bıraktığı kalıntıların dışarı alınması işlemidir.

Öz kültürümüzde binlerce yıldır kullanılan sünnet bir tedavi şeklidir.

Hacamat İslam ülkelerinde çok yaygındır ama faydası bilim adamları tarafından kanıtlanan ülkelerde de uygulanmaktadır işte bazı avrupa ülkeleri. Çin’de Almanya, Malezya’da Kanada Arap dünyasından Avustralya’ bütün dünyada kullanılan önemli bir tedavi yöntemidir.

‘Hacamat’ kelimesi Arapça ‘emmek, normal formuna getirmek’ anlamlarını taşır. Geleneksel olarak boynuzla, cam kupalarla veya çağdaş aletler yardımıyla yapılabilir.

Hacamatın Genel Faydaları;

Hacamat her şeyden önce bir kan verme eylemi olduğundan kan vermenin tıbbi faydaları başlığında bütün faydalara haizdir.

Hacamat kanserden kısırlığa kadar birçok hastalığa karşı hem koruyucu hem de tedavi edici özelliğe sahiptir.

  •   Baştan hacamat olmak; delilik, cüz zam, gece körlüğü, alaca, baş ağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır.
  •   Hacamat bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
  •   Kırmızı kan hücrelerini (alyuvarları) büyüten kanı katılaştıran, dolaşımı bozan fazla asitleri hacamatla vücuttan dışarı atabiliriz.
  •   Kan ve dokulardaki gaz ve toksinleri atar.
  •   Ödemleri çözer.
  •   Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, vücuda direnç kazandırır.
  •   Kan üretimi ile görevli organları uyarır.
  •   Beyin fonksiyonlarını canlandırır.
  •   Ağrıları giderir.
  •   Hastalıkları önler.
  •   Bel, boyun fıtığı, eklem ağrıları, karaciğer, kalp hastalıkları, psikolojik hastalıkların ve bunun gibi tüm hastalıkların tedavisinde yardımcı olur.
  •   Göze canlılık verir, gözün görme kabiliyetini artırır. Başından hacamat olan bir insan bunu hemen fark eder. Çünkü hacamatın etkisi hemen zuhur eder.
  •   Unutkanlık ve dikkat eksikliği olanlar; okuduğunu zor anlayanlar için kafadan hacamat (Kupa terapisi – Cupping Therapy) çok faydalıdır. Hacamat ezber kuvvetini artırır.
  •   Metabolizmayı düzenleyerek bağışıklık sistemini güçlendirir. Hacamat yaptıranlar daha az hastalıklara yakalanır, daha sağlıklı ve daha dinç görünüme sahip olurlar.
  •   Vücuda canlılık ve enerji verdiğinden dolayı cilt ve vücut daha genç görünür.
  •   Değişik nedenlerden dolayı vücudun belli noktalarında biriken toksinler dışarı alındığında vücudun bio-elektrik enerji si ve aura sı yoğunlaşır. Buda daha az uyku ve daha dinç yaşam demektir.
  •   Akciğer tarafından yeterince temizlenemeyen kan zamanla daha koyu hal alır, kılcal damarları tıkamaya neden olur. Hacamatla bu toksik maddeler arındırılarak organlar daha düzenli çalışmaya başlar.
  •   Tansiyon, Migren, bel fıtığı, pisikolojik hastalıklar, depresyon, düşük yaşam enerjisi (Qi) eklem ve romatizma ağrıları için bir çok ilaçtan daha tesirli olup ilaçlar gibi hiç bir yan etkisi de yoktur.
  •   Hacamat yaptıranların analitik düşünme yetenekleri artar, hızlı ve doğru karar alma yetenekleri gelişir.
  •   Sağ ve sol beyin lobları daha etkin ve dengeli kullanılmaya başlanır.
  •   Çocuklarda ve gençlerde hacamat daha dengeli bir ergenlik, geçirmelerine yardımcı olur.
  •   Lenfatik sistemi (mikroplarla savaşan lenf sistemini) harekete geçirir.
  •   Daha hacamat yaptırmaya başlar başlamaz beyin ağrı kesici etkiye sahip endorfin salgılamaya başlar.
  •   Depresyona maruz, psikolojik rahatsızlıkları olanlar, histeri, uykusuzluk, ankesiyete, ilaç bağımlılarını hacamatla başarıyla tedavi etmek mümkündür.
  •   Ağrı eşiği düşük olanlar için çok faydalıdır.
  •   Hacamat yaptıranların bağışıklık sistemi hastalıklara karşı daha dirençli olur. Ve Düzenli Hacamat yaptıranlar kolay grip ve soğuk algınlığına yakalanmaz.
  •   Yüksek kan basıncını düşürücü ve dolaşımı düzenleyici etkisi vardır. Deri üzerinde atıl durumda ki kan ve damarları çevresindeki pleksus lifleri uyarılmak sureti ile ve tıkanıklığa sebebiyet veren jöle kıvamındaki damarda dolaşmayan atıl maddelerin temizlenmesi ile dolaşımı düzenleyici etkisi vardır.
  •  Hipofiz bezini uyarmak sureti ile yapılan hacamat görevi hormonların salgılamasını kontrol eden bu bezeyi daha etkin hale getirir. Aşırı kilo başta olmak üzere bir çok hormonlarla alakalı konularda çok tesirlidir.
  • Şeytanın vesveselerine karşı kalbin arkasından yapılan hacamat çok faydalıdır. 50 senelik kökleşmiş büyünün, kalp karşısından yapılan hacamatla kaldırıldığı rivayeti vardır. Çift uzuvlarda hacamat faydalıdır. (İki diz, iki ayak gibi…) Kansızlık, şeker ve kan hastalıklarından birisi bulunan kişiler usta bir hacamatçıya en uygun yerden hacamat olunmalı… Bir insan bünyesine, dayanıklılığına ve vücudunun kan oranının azlığına yada çokluğuna göre 1 yerinden, 4 yerine kadar aynı anda hacamat olabilir.

Hacamat ne zaman yapılır ?

 

Mevsim olarak sünnet olan ve tavsiye edilen ilkbahar ve sonbaharda yaptırılandır.

Ayrıca sıcaklar bastırdığında yaz aylarında özellikle sıcak memleketlerde ikamet edenlere çok tavsiye edilir. Hem sıcak memlekette ikamet edip yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunanlar sadece yaz ayında 2 kez yaptırsalar yeridir, az gelir.

Kış aylarındada yaptırılsada faydalıdır fakat faydası daha azdır.

Hicri ay olarak en faydalısı  hicri 15, 17 ve 19 unda yapılanıdır.

Fakat hacamat tedavisi tansiyon, migren, baş ağrısı, romatizma, eklem ağrısı, vs benzeri hastalık tedavisi için yapılıyorsa ayın bu günleri beklenmez. Hicri 10 ila Hicri 25 aralığında yaptırmak yeterlidir. Önemli olan ayın çekim kuvvetinden faydalanarak vücuddaki kana karışmış toksinleri vakum yolu ile dışarı almaktır.

Hastalık tedavisi için yapılacaksa ilk fırsatta beklemeden yaptırmak daha doğrudur.

Haftanın günlerinde ise, her ne kadar Çarşamba ve Cuma günü hacamat yapılması ,tavsiye edilmesede bu bilgilerin kişileri telaşa sokacak yönde eskiden uydurmalar olduğunu düşünüyoruz.

Biz gerektiğinde bu günlerde de yapıyoruz. Medine ve Mekke’de de uygulama bu yöndedir.

Hacamat ın ne zaman yapılacağı konusunda çoğu birbirinden kopyalanmış yüzlerce yazı mevcuttur. Dikkat edildiğinde bu yazılar kişileri belirli günlerde hacamat yaptırmaya yönlendirici şeklindedir. Bu çok hassas bir konu olup kimse bu konuyu suistimal etmesin. Ayrıca işi ticarete döküp pek faydası olmayan hicri ilk haftadada hacamat yapılır demesin.

Hacamat Hangi sıklıkta Yaptırılır?

Yılda 2 defa ila 4 defa hacamat yaptırmak en uygun olan aralıktır!!! Eğer hastalık tedavisi için belli sinir gruplarını uyrama amaçlı seanslar yapılıyorsa sadece hastalık tedavisi süresince ayda 1 kez geçmemek koşulu ile olabilir. Bu şekilde ayda 1 aralıkla 5 seans yani 5 ay dan uzun olmamalı sonra yavaş yavaş hacamat aralığı 2 ayda 1 kez,  sonra 3 ayda 1 kez diye aralık açılarak devam edilir. Nihayi olarak ise ‘hiç bir rahatsızlığı olmayanlara’ yılda en az 2 kez hacamat yaptırmalarını tavsiye ederiz.

Nasıl ki araba belli km yapınca yağ değişimine ihtiyaç duyar, insanda belli aralıkda hacamat ile temzilenmeli arınmalıdır. Yılda en az 2 kez hacamat 700-800 yıl önce yapılan uygulamadır. Günümüzde egzost dumanı, hormonlu domotesler, GDO lu gıdalar vs mevcut. Bunların vücudumuzda yaptığı tahribat belkide yılda 3 kez hacamatla ancak temizlenir.

Zaten ilk kez hacamat yaptıranlar bilirler. İlk hacamatta genelde hemen herkesde çıkan kan; kan özelliğini yitirmiş koyu pekmez renginde oldukça siyah pelte ve sümüksü maddelerdir. Zamanla hacamat yaptırdıkça kan asıl olan ‘AL-KIRMIZI’ renge bürünür, yani temizlenir.

Bol şifalar, sıhhatle dolu hayırlı ömürler hepinize!

Hacamat Nasıl Yapılır ?

Modern ve Hijyenik hacamat kupaları 1-3 dk arası hacamat uygulanacak bölgeye vakumlanarak yapıştırılır. Bu vakumlama sonucu vakumlanan bölgede pis kan toplanmaya başlar.

Hacamat kuparalarının yapmış olduğu vakum sonucu yeri kadar bekleyen kupalar o bölgeyi iyice uyuşturur. Kupalar çıkartılır ve o bölgeye  çok ince neşter ya da bistrü ile kesikler atılır. Bu kesikler en fazla 0,5cm uzunluğunda ve 1-2 mm arası derinlikte olacaktır.

Sonra kupalar tekrar kesikler atılan bölgeye vakumlanır.  Vucütta biriken ve alınması gereken pis kanlar ve sıvılar vakumun etkisiyle açmış olduğumuz kesilerden dışarıya sızarak birikir.

Kupada biriken kan o kadar koyu renklidir ki siz bile bu kanın vücudunuzdan çıktığına inanmakta güçlük çekebilirsiniz.

Bu işlem işinin ehli olan haccam tarafından yeteri kadar tatbik edilir ve vücudun rahatlaması ve dinçlik kazanması kişiler tarafından hemen hissedilir.

Hacamat’da Hijyen ve temizlik çok önemlidir. Kanla bulaşan hastalıklar çok olduğu için kesinlikle steril ortamda ve kişiye özel tek kullanımlık malzemelerle yapılmalıdır.

Hacamat esnasında açılan kesiler kesinlikle kalıcı olmayacaktır. Bu kesiler genellikle 1 gün içinde iyileşir ve herhangi bir iz kalmaz. Atardamar ve kılcal damarlara asla zarar vermez.

Hacamat Nedir ?

hacamat_nedir

Hacamat deriden ufak ensizyonlardan vakum yolu ile kan alınmasıdır.

Eski Mısırlılara dayandırılan kadim tıp yöntemlerinden birisi olan hacamatın pek çok rahatsızlığa iyi geldiği de söylenmektedir.

5000 yıl öncesine dayanan bir çeşit akupunktur yöntemi olan hacamat, derinin bir neşter yardımıyla çizilip ağzı geniş bir bardak, kavanoz veya şişe ile oluşturulan emme gücüyle kanın çekilmesi şeklinde yapılır. Geleneksel olarak ağrı, sızı veya hastalık olan organa yakın yerlere yapılır.

Hacamat’ın pek çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir.

hacamat-nedir

Hacamat İki omuz arasından, belden, kalp karşısından, bacaklardan, sırttan, başın arka tarafından veya vücudun herhangi bir yerinden tedavi maksadıyla şişe, bardak veya boynuzla etle deri arasındaki kirli kanları, iltihapları, sarı suları vb. aldırmaktır. Peygamberimiz (s.a.s)’in tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir.

Hacamatta maksat, derinin altındaki akıcılığı olmayan pıhtılaşmış kirli kanı ve dokular arasındaki sıvıda biriken atıkları dışarı atmak ve kanın rahatça dolaşmasını sağlamaktır.

 

Biz bu sitemizde sıhhati koruma yollarından ve Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in tatbik ettiği sünnetlerinden HACAMAT hakkında siz okuyucularımıza faydalı bilgiler sunacağız.

Antalya hacamat tedavisinde güvenli ve hijyenik koşullarda hizmet alabileceğiniz adres ANTALYA ASYA HACAMAT olsun!

hacamat--nedir

Hacamatın birinci hikmeti sevgili peygamberimizin (s.a.v.) sünneti olması ve Miraç’ta verilmiş olmasıdır. Onun her bir sünnetine uymanın ne kadar makbul olduğu hepimizce bilinmektedir.

Vücutta fazla kan; kalp ve beyin sektelerine, sinirsel rahatsızlıklara, alerji gibi bir çok hastalığa sebep olmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hayber’de Yahudi bir kadın tarafından koyun buduyla zehirlenildiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine gelerek hemen başın arkasından ve iki omzundan hacamat yaptırmasını buyurmuştur.

Efendimiz (s.a.v) başından ve iki omuz arasından hacamat yaptırıp zehiri vücudundan kirli kanlarla birlikte atmıştır ve ondan sonra ümmetine hacamat olmayı tavsiye etmiştir.

Rasûlüllah :  ”Herkim vücuduna bir hastalık veya bir rahatsızlık gelirse hemen hacamat olsun” buyuruyor.